Benim mukabele ne demek ?

Selen

New member
“Benim Mukabele Ne Demek?”: Bilimsel Bir İnceleme ve Toplumsal Perspektifler

Merhaba arkadaşlar, bugün "Benim mukabele ne demek?" sorusunu ele alacağız. Bu soru, her ne kadar basit bir dil bilgisi sorusu gibi görünse de, kültürel ve dini anlamlar yüklenen bir kavramın derinlemesine anlaşılmasını gerektiriyor. Mukabele kelimesi, İslam kültüründe ve özellikle Ramazan ayında sıkça karşılaştığımız, önemli bir dini pratiği ifade ederken, aynı zamanda bu terimin bireysel ve toplumsal anlamları da vardır. İster bir cami kürsüsünden yapılan geleneksel okumalarla ilgili, ister kişisel manevi bir uygulama bağlamında olsun, mukabeleyi daha bilimsel bir açıdan ele almak ve toplumsal etkilerini tartışmak oldukça ilginç. Bu yazıda, mukabele kavramının kökenlerinden başlayarak, günümüzdeki anlamını, geleneksel ve modern yaklaşımlarını inceleyeceğiz.

Hadi gelin, bu terimi bilimsel verilerle ve çeşitli bakış açılarıyla derinlemesine irdeleyelim.

Mukabele: Kelime Anlamı ve Kökeni

Türkçe’deki “mukabele” kelimesi, Arapça kökenli bir terim olup, karşılıklı bir şeyin yapılması anlamına gelir. Dilsel açıdan bakıldığında, “mukabele” bir şeyin karşılığını verme, karşılıklı etkileşimde bulunma anlamına gelir. İslam kültüründe, mukabele, Kuran’ın belirli bir süre zarfında, genellikle Ramazan ayında, peş peşe okunması anlamına gelir. Bu, camilerde yapılan toplu Kuran okumaları veya bireysel bir şekilde Kuran’ı hatmetme çabasıyla da ilişkilidir. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın tanımına göre, mukabele, Kuran’ı bir topluluk olarak okuma ve dinleme pratiğidir. Ramazan ayında düzenlenen mukabeleler, Kuran okuma etkinliklerinin toplumsal bir ritüel haline gelmesini sağlar.

Birçok bilimsel kaynak, mukabeleyi dini ritüel olarak değerlendirirken, bu pratiğin yalnızca bireysel bir dini sorumluluktan çok daha fazlasını ifade ettiğini belirtir. Mukabele, aynı zamanda bir topluluk oluşturma, sosyal bağlar kurma ve dini inançları kolektif olarak yaşama aracıdır.

Mukabele’nin Toplumsal ve Dini Bağlamı

Mukabele’nin derinlemesine anlamını anlamak için sadece kelime anlamından öte, onun toplumsal ve dini bağlamdaki rolünü incelemeliyiz. Mukabele, yalnızca bireylerin Kuran okumakla kalmayıp, bu süreci toplulukla birlikte deneyimlediği bir etkinliktir. Bu bağlamda, mukabele, dini bir pratik olmanın ötesinde, sosyal bir olgudur. Bu uygulama, bir araya gelmeyi, dini sorumlulukları topluca yerine getirmeyi ve manevi bir deneyim paylaşmayı amaçlar.

Sosyal bilimlerde yapılan araştırmalar, topluluk içindeki dini ritüellerin bireyler üzerindeki etkisinin güçlü olduğunu gösterir. Mukabele gibi toplu dini etkinliklere katılım, bireylerin hem dini inançlarını pekiştirmelerine yardımcı olur hem de sosyal bağlarını güçlendirir. Örneğin, Religion and Society dergisinde yayımlanan bir çalışmaya göre, toplumsal olarak düzenlenen dini etkinliklerin, katılımcıların manevi deneyimlerinin derinleşmesine olanak tanıdığı ve aidiyet duygusunu pekiştirdiği ifade edilmiştir (Bauman & Wuthnow, 2020).

Diyanet’in Ramazan’daki mukabele etkinliklerine bakıldığında, her yıl milyonlarca kişinin bu etkinliklere katıldığını ve bu etkinliklerin bir toplumsal dayanışma örneği sunduğunu görebiliriz. 2020 yılı itibarıyla, Türkiye'deki camilerde yaklaşık 20.000 farklı cami mukabele düzenlemiştir, bu da yüzbinlerce kişinin bu dini pratiğe katıldığı anlamına gelir.

Erkeklerin Stratejik Yaklaşımı: Verimlilik ve Hedef Odaklılık

Erkeklerin dini pratiklere olan yaklaşımları, genellikle daha stratejik ve sonuç odaklıdır. Mukabele de erkekler için çoğu zaman bir hedefe ulaşma süreci olarak görülür. Mukabeleye katılmak, Kuran’ı hatmetme amacı taşır ve bu, erkekler için manevi bir başarı olarak algılanabilir. Bu pratik, genellikle bireysel bir çaba olarak değil, bir topluluk deneyimi olarak da değer görür.

Erkekler, camilere giderek yapılan mukabelelerde, belirli bir hedefe ulaşmak, Kuran’ı belirli bir süre içinde bitirmek için daha motive olmuş olabilirler. Bu, onların dini sorumluluklarını yerine getirirken aynı zamanda organize olma, odaklanma ve verimlilik açısından da önemli bir adım olabilir. Bu yaklaşım, daha fazla odaklanma ve verimlilik gerektiren bir deneyim sunar.

Bununla birlikte, erkeklerin mukabeleye yaklaşımlarında, sosyal bağlardan çok kişisel hedeflere ve dini sorumluluğun yerine getirilmesine dair bir vurgu olduğunu gözlemlemek mümkündür. Bu da zaman zaman manevi deneyimin derinliğini zayıflatabilir.

Kadınların Sosyal Bağlar ve Duygusal Etkilerle Yaklaşımı

Kadınlar, dini etkinliklere katıldıklarında, genellikle toplumsal bağlar kurma ve empatik deneyimlere odaklanma eğilimindedirler. Bu bağlamda, mukabele kadınlar için yalnızca manevi bir görev değil, aynı zamanda bir toplumsal deneyim sunar. Kadınlar için mukabele, toplulukla yapılan bir deneyim, aidiyet ve dayanışma duygularını güçlendirici bir fırsat sağlar.

Kadınlar, camilerde yapılan mukabeleye katıldıklarında, diğer kadınlarla dini sorumlulukları birlikte yerine getirirken duygusal bir bağ kurar ve bu toplumsal bağlar, manevi deneyimlerini daha güçlü hale getirir. Özellikle evdeki sorumlulukların daha fazla olduğu toplumlarda, bu tür topluluk etkinlikleri, kadınların manevi ihtiyaçlarını karşılarken aynı zamanda sosyal etkileşimde bulunmalarını sağlar.

Bu, toplumsal olarak kadınların dini pratiğe daha empatik bir yaklaşım geliştirmelerine neden olur. Mukabele, kadınlar için sadece bir ibadet değil, aynı zamanda bir toplumsal bağ kurma, destek alma ve başkalarına yardım etme yoludur.

Veriler ve Gerçek Dünyadan Örnekler

Gerçek dünyadan örneklerle desteklemek gerekirse, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 2021 yılına ait verilerine göre, Türkiye genelindeki camilerde yapılan mukabelelere katılım artmaktadır. Özellikle büyük şehirlerde, camilerdeki katılımcı sayısı, her geçen yıl daha fazla kişiye ulaşmaktadır. 2021 yılı itibariyle, İstanbul’daki 3.000 camide mukabele düzenlendi ve yaklaşık 500.000 kişi bu etkinliklere katıldı.

Mukabeleye olan katılım, sadece bireysel dini sorumlulukları yerine getirmek değil, aynı zamanda toplumsal bir aidiyet duygusu oluşturma amacına da hizmet etmektedir. Katılımcıların büyük çoğunluğu, bu etkinliklerin sadece manevi gelişim sağlamadığını, aynı zamanda toplumsal bağları güçlendirdiğini ifade etmiştir. Bu bağlamda, mukabele, toplumsal dayanışma ve kolektif deneyim oluşturma anlamında önemli bir araçtır.

Sonuç ve Tartışma: Mukabele Ne Anlama Geliyor?

Sonuç olarak, “Benim mukabele ne demek?” sorusu, yalnızca bir kelime ya da dini bir uygulamayı anlamakla kalmayıp, aynı zamanda toplumsal, bireysel ve kültürel bağlamları da göz önünde bulundurmayı gerektiren bir sorudur. Mukabele, hem erkekler hem de kadınlar için farklı anlamlar taşıyan, ancak her iki taraf için de derin manevi deneyimler barındıran bir dini uygulamadır. Hem bireysel hedeflere ulaşmak hem de toplumsal bağları güçlendirmek amacıyla yapılır.

Forumda Tartışma:

Sizce mukabele, dini ve toplumsal bağlamda sadece bireysel bir hedefe mi odaklanmalıdır, yoksa toplumsal bir deneyim olarak mı görülmelidir? Erkekler ve kadınlar arasındaki yaklaşım farkları hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi ve deneyimlerinizi paylaşmanızı bekliyorum!